 |
"Turgut Özal olsa Genel Kurmay Başkanını görevden alırdı"
Bülent AYDOĞDU/ VATAN İSTİHBARAT
Başbakan’ın da katıldığı toplantıda öğretim üyesi Doç. Özipek, şaşırtan bir çıkış yaptı: Bugün Özal hayatta olsaydı, Ak Parti ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı karşısında, Genelkurmay Başkanı’nın gereğini yapmasını beklemez, kendisini görevden alırdı...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kurucuları arasında 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın da bulunduğu Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın (TMKV) 40. yılı nedeniyle İstanbul Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “40 Vakıf İnsana Vefa” programına katıldı.
Törene vakfın kurucuları arasında bulunan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’la ilgili bir sunum yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi, Star gazetesi yazarı Doç. Dr. Bekir Berat Özipek’in sözleri damgasını vurdu. “Bugün Özal hayatta olsa ne yapardı?” diye soran Özipek, “Ak Parti ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı karşısında, Genelkurmay Başkanı’nın gereğini yapmasını beklemez, kendisini görevden alırdı. Belki Genelkurmay Başkanı bunu televizyondan öğrenirdi” dedi. Özipek’in sözleri, salondaki bazı izleyiciler tarafından alkışlandı. Özipek’in, Turgut Özal’ın en büyük hatasını Mesut Yılmaz’ı siyasete sokmak olarak nitelendirmesi salonda gülüşmelere neden oldu. Özal’ın hataları arasında koruculuk sistemini getirmesi ve kendisine düzenlenen suikastin üzerine gitmemesini de değerlendiren Doç. Dr Özipek, “Turgut Özal suikast girişiminin üzerine gitseydi bugünkü derin canavara karşı daha avantajlı olabilirdik” dedi.
BAŞBAKAN ERDOĞAN:
Siyasetin de bir rantı var
Doç. Özipek’ten sonra Başbakan Erdoğan kürsüye çıktı. TMKV’nin kendisi de dahil olmak üzere birçok insanın yetişmesine ve bu ülkeyi, milleti, toprakları anlamasına zemin hazırladığını dile getiren Başbakan Erdoğan, 40 Vakıf insanı arasında kendilerine “ağabey” diye hitap ettiği, görüşlerinden yararlandığı insanların da bulunduğunu söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin bugün en büyük, önemli ve kronik meselelerinin çözümü için ortaya koydukları samimi iradenin, “anlamsız, fikri, entelektüel ve hatta hissi temelden yoksun” bir muhalefetle karşılandığını belirterek, özetle şöyle konuştu:
* NORMALLEŞMEYİ YAKALAMIŞ MİLLETİZ: Şu öz eleştiriyi yapmanın zamanıdır inancındayım: Tarih ve medeniyet tasavvurumuzdan mülhem bir mimari anlayış, halen şehirlerimize nüfuz etmiş değil. Mirasımız ve medeniyetimiz üzerine bina edilmiş bir ekonomi, bir iktisat teorisi oluşmuş değil. Dış politikada bugün bile Türkiye’nin ekseni, yönü tartışma konusu yapılıyorsa, Doğu ile Ortadoğu ile münasebetlerimiz soru işaretleri doğuruyorsa, burada da bir tefekkür zemini noksanlığı olduğu aşikar. Biz ne Batı’ya ne Doğu’ya ne Kuzey’e ne Güney’e bir tercih yapamayız. Biz hem Doğu’ya hem Batı’ya, hem Kuzey’e hem Güney’e yönelmek suretiyle normalleşmeyi yakalamış bir milletiz, bir Türkiye’yiz.
* MUHALEFETE ELEŞTİRİ: Azınlıklar meselesi gündeme geliyor, hemen feryat figan. Onların hukukunu korumak da bizim görevimiz. Aydınlarımız kendi kutuplarına çekiliyor. Alevi vatandaşlarımızın meseleleri gündeme geliyor. Taraflar hemen gardlarını alıyor. Sosyal ve ekonomik meseleler gündeme geliyor. İdeolojiler fikirlerin önüne geçiyor. Adına her ne derseniz deyin. İster Kürt meselesi, ister Doğu, Güneydoğu Anadolu meselesi... Bakıyorsunuz aydınlarımız uç noktalara savruluyor. Siyaset ve siyasetçi ister istemez bu iklimden etkileniyor.
Çünkü o da rant peşinde. Rant denilince sadece akla para gelmesin. Siyasetin de bir rantı var. Onun peşinden koşanlar da var. Türkiye’nin bugün en büyük, önemli ve kronik meselelerinin çözümü için ortaya koyduğumuz samimi irade, anlamsız, fikri, entelektüel ve hatta hissi temelden yoksun bir muhalefetle karşılanıyor. Milliyetçiyim diye muhalefet edenler, millet ve milliyet tasavvurundan yoksun, sosyal demokrat olduğunu iddia edenler, dünya gerçeğinden sosyal demokrasinin fikri temelinden yoksun. Mukaddesatçıyım diyenler manevi geleneğin irfan ve hikmet anlayışından yoksun. Değeri, ideali, erdemi, aşkı ve düşünceyi ihmal eden kim olursa olsun, yüzeyselliğe, çapsızlığa ve ilkesizliğe mahkum olmaktan kurtulamaz.
* CESARETLE YOLA ÇIKTIK: Bugün anılan değerli fikir ve ilim insanlarından aldığımız ilhamla, onların hayatlarından tevarüs ettiğimiz samimiyet ve cesaretle yola çıktık. Merhum Özal’ın o zaman gördüğü, üzerine gittiği, cesaretle savunduğu fikirlerin uzun bir kesintinin ardından bugün yeniden cesaretle savunuluyor olmasının sahiplenilmesi gerektiğine inanıyorum. Bugün, siyasetçi olarak, bizim üzerimizdeki mesuliyet, aynı şekilde, hatta misliyle ilim ve fikir adamlarının üzerindedir. Türkiye Milli Kültür Vakfı ve mensuplarının bu mesele için çaba sarf ettiğini, gayret sarf ettiğini biliyor ve teşekkür ediyorum. Bugün vefa gösterdiğiniz 40 vakıf insanına bizim manevi borcumuz var ve bu borcu ülkemiz, milletimiz ve genç nesiller için çalışarak ödemeye devam edeceğiz.
|