
İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk, son günlerde eleştirilerin hedefinde olan Phileas marka metrobüsleri savunmak için bir basın toplantısı düzenledi, ardından gazetecilerle bir deneme turu yaptı. Ancak bu “savunma turu”nda öndeki Phileas marka bir metrobüsün arıza yapması gülümsemelere yol açtı.
İETT’nin Hollanda’dan aldığı Phileas marka metrobüsler, son günlerde fiyatlarının pahalı olduğu, yokuşları çıkamadığı ve sık sık arızalandığı gibi eleştirilerle kamuoyunun gündemine oturdu. İETT Genel Müdürü Mehmet Öztürk de bu eleştirileri yanıtlamak için dün Edirnekapı Garajı’nda basın toplantısı düzenledi.
Teknik şartnameye göre aracın asgari yolcu taşıma kapasitesinin 200 kişi olduğunu, 280 yolcuya kadar sıkıntı olmadığını kaydeden Öztürk, yolcu sayısının Avrupa normlarında metrekareye 6, İskandinav ülkelerinde 4, İstanbul’da ise 8 kişi olarak hesaplandığını anlattı.
“Pişman mısınız?”Phileas’ların yüzde 2.5 eğimde saatte 40, yüzde 12 eğimde saatte 15 kilometre hıza ulaşabildiğini vurgulayan Öztürk “Büyükşehir Belediyesi bu araçlar alındığı için pişman mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bana sorsanız, tüm bunlara rağmen kaynaklar ve hat müsait olsa ben yine alırım. Çünkü bu araç yüzde 20-40 yakıt tasarrufu sağlıyor. 3 solo otobüsün taşıdığı yolcu sayısını taşıyor. Sadece şoför nedeniyle İETT’nin tasarrufu ayda 30 milyar liradır. 20 yıllık ekonomik ömrü boyunca bu araç, muadili var sayılan Capacity’den de körüklü otobüsten de çok daha ucuz.”
Eleştiriler haklı mı!..Basın toplantısından sonra Öztürk ve gazetecilerin bindiği bir Phileas marka metrobüsle Söğütlüçeşme’ye kadar gidildi. Ardından Edirnekapı’ya dönüşe geçildi. Ancak bu “savunma turu”nda Öztürk ve gazetecilerin bulunduğu metrobüsün birkaç araç önündeki yine Phileas marka bir metrobüs arıza yaptı. Arıza sonucu tercihli hatta çok sayıda metrobüs birikti.
Öztürk, arızanın nedenini, şoförün yanlış butona basması olarak açıklarken “Bu bir kullanım hatası. Hatanın giderilmesi en fazla 5 dakika sürdü” dedi. Ancak bu arazanın tam da tanıtım turuna rastlaması basın mensupları arasında gülümsemelere ve “Eleştiriler haklı mı” şeklinde düşüncelere yol açtı.